Nitelikli

AFFICTIONATE ♥ DEMO

2010'lu yıllarda ergenliğinizi yaşadıysanız yolunuz mutlaka Wattpad'e düşmüştür. Belki bir girip çıktınız, belki takip ettiğiniz kitaplar vardı, belki de bir kitap da siz yazdınız. 2013 senesinin gecesinde Hannibal dizisini izleyip sabaha karşı (Benim işlerin hep sabaha karşı olması...) Wattpad'de kitap yazanlardan biri de bendim: Hannibal'ın Gelini. Tam üç sene devam ettim. (2013-2016) Bir avuç dolusu okurum gelip yorum bırakır, yeni bölüm ne zaman diye sorardı. Sonra ergenliğin ikinci fazında "Bu ne yeağğğ" diyerek bir aptallık yapıp kitabı silmiştim. Ulan Rosetta Taşı'nı kırıp atmak gibi bir şey yapmışım cidden büyük mallık...
13 yaşında edgy bir ergendim, ayrıca son sezona benim kitap bin basar tşkkrlr.
Şimdi bunun oyunumuzla ne alakası var? Şöyle ki, tıpkı zamanında Wattpad'de veya herhangi bir yerde yazdığımız fanficler, özgün kitaplarımız gibi burada da kendi hikayemizi yazmaya başlıyoruz ve yazdığımız erkek ana karakter kanlı canlı gerçek bir insana dönüşüp karşımıza çıkıyor. Demo'da henüz sadece mad moyumuz Rhett var ama ilerleyen zamanlarda yanderesinden tut, alfa erkeğine kadar pek çok karakter seçeneği gelecek. Merakla bekliyoruz.
Affictionate -güzel kelime oyunu bu arada- aynı zamanda bizlere seslendirme de sunuyor. Demonun sonlarına doğru ses kaydı yoktu o yüzden yarı seslendirme mi tam seslendirme mi olur bilmiyorum ama her iki haliyle de gayet iyi olacağı kesin. İşin aslı bu tarz oyunlarda seslendirmeyi pek tercih etmiyorum, bunun nedeni arkaya kendi çalma listemi açmam ve kendi hızımda okuyarak gitmem. Ses olunca onun bitirmesini bekliyorum, bitirmeden geçince sanki verdiğim parayı çıkaramıyor gibi hissediyorum ajdjkadjg.
Karakterimize gelirsek yine gözükmeyen bir MC ile karşı karşıyayız -kızıl afet biziz sandın di mi, yo dostum yo-, isim ve cinsiyeti seçebiliyoruz. Oyunda karakterlerle beraber gözüktüğümüz CG'ler olacak mı bilmiyorum ama olursa gölge gibi gözükmemiz muhtemel. Açıkçası bu konuda da rahat bir insanım, gözüküp gözükmemesi pek önemli değil benim için. Nasılsa beyin bedava, hayal eder geçerim. *perks of maladaptive daydreaming*
İş arama telaşı, başarısız ilişkiler falan derken karakterimiz yazdığı romantizm kitabını rafa kaldırmış ama ilham bu işte, ne zaman geleceği belli olmuyor; bir gece oturup eline kalemi alıyor ve mükemmel erkeği yazıyor. Sonraki günse buluşacağımız kişi tarafından ekilince yaratığımızla karşılaşıyoruz. Fanfic ve orijinal eser yazan biri olarak kendi oluşturduğum adam bir gün gerçek olup gelip bana yürüse çocuğum bana yürüyormuş gibi gelir açıkçası. Bir de her karakterin aslında yazarın kendi kişiliğinin parçalarını taşıdığını düşünürsek günün sonunda yine kendime yürümüş oluyorum. #selflove
"Aman Yağmur, oyun işte." dediğinizi duyar gibiyim. Evet, şanslıyız ki Rhett ve gelecekte eklenecek karakterlerin hiçbiri bizim OC'miz değil o yüzden oğlum olarak görmüyorum ahah. Şimdi biraz Rhett'e gelelim. 40 yaşındaki bir dilf'e seslendirmelerini saymazsak bad boy trope'una uyan bir karakter. Adamın sesi kötü değil tabii ki, ama demoyu oynarsanız ne dediğimi anlarsınız. Biraz fazla olgun kaçıyor o ses bu tipe. Bu daha çıtır yahu. Daha deli dolu bir ses olsa iyi olurdu, o asi ve dengesiz tarafını yansıtan. Bu sesle gözlerimizi bağlayıp arka odada kırbaçlayacak gibi. Rhett'te sevmediğim bir başka yan sürekli şöyle şeyler demesi: "Hmm, normalde insanlar buraya gelip bilmem ne yapar ama sen yapmıyorsun çok farklısın üfff düştüm!1!11!" bir kez dese tamam, ama nerdeyse her cümlesi bu minvalde olunca gözüme fena battı. He tamam en özeli, en farklısı biziz. Sürekli bir karakter analizi yapma çabasında. Onun dışında çizimi ve verdiği genel hava çok iyi.
Diğer karakterleri de gördükten sonra kesin kararımı vereceğim ama daha iyisi gelmezse ilk route'unu oynayacağım kişi olabilir. Yoksa ikinci sıraya rahatlıkla koyabilirim kendisini.
Affictionate'da bir diğer ilgimi çeken şey de ilişkiyi iki tarafa da götürebileceğimiz seçeneği oldu: Geliştiriciye göre sağlıklı, şirin bir ilişki tercih edebiliyor veya tam tersi karanlık, toksik bir yere çekebiliyoruz. İki adet belirleyici son varmış anlayacağınız. Drama yoksa ben de yokum agalar. Tabii ki toksik ilişkiye çevireceğim, niye geldik lan yoksa?! (Gerçek hayatla karıştırmıyoruz, daha önce de dediğim gibi.)
Son olarak bu konuda bir planları var mı bilmiyorum ama ben bir de gerçek dünyadan kanlı canlı bir adamı daha love interest yapardım. Acaba gerçek dünyayı seçip insanları kusurlarıyla kabul ederek mi ilişki kuracaksınız yoksa her şeyini kendinizin hazırladığı "kusursuz" erkeği seçip delulu yaşamaya devam mı edeceksiniz? Bunu bir düşünün geliştiriciler.
Biraz acımasız olacak ama genel olarak bir oyunu beğensem de prensip olarak cinsel içerik ve/veya karanlık konular yoksa bir oyuna 10 dolardan fazlasını vermek istemiyorum. Gelip de liseli aşkı okuyacak havamda değilim hocam, bana biraz ağır şeyler vermelisiniz. Bunda yetişkin içerik etiketi göremedim ve 2027'nin sonlarında hala geliştirme aşamasında olacağından dolayı o zamanki dünya ve ülke ekonomisini de düşünürsek en az bir 15 dolardan çıkacak gibi duruyor, bakalım.
Böylelikle bir yazının daha sonuna geldik. Sürekli yeni oyunlar çıkıyor, backlog iyice doldu, taştı bile. Hangisini ne zaman alacağım da ne zaman oynayacağım gerçekten bilmiyorum. Yine de böyle ilgi çeken yapımlar görmek her zaman güzel, yenur. O zaman ne diyoruz? Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, au revoir!

Yorumlar

Popüler Yayınlar