Bugün işten döndüğümde markete giderken kaldırımın üstünde yatan minik bir kedi gördüm, güneşteydi. Hava da sıcaktı. Hızlı adımlarla fırladım yanına, baygın mıydı yoksa havale mi geçiyordu sıcaktan görmek için. Sonra minicik bedeninde dolanan yeşil şişe sineklerini görünce (lucilla sericata) hayvancığın ölmüş olduğunu anladım. Ağzına, yüzüne, boğazına baktım özellikle biri mi boğdu bir şey mi yaptı diye, herhangi bir iz göremedim. Bizim mahalle kedi bakan bir mahalle, ama olur ya belki dışardan biri gelmiştir diye kontrol ettim yine de. Araba çarmış da olamazdı çünkü vücut bütünlüğü yerindeydi. Kendini sevdirmezdi ama dışarı çıkarken bahçenin önünde oturur bana bakardı ben de ona laf atardım. Çocukluğa yeni girmiş bir tekirdi, kız çocuğuydu. Hem üzüldüm, hem öfkelendim; o an yine ölümden ne kadar tiksindiğimi ve nefret ettiğimi hatırladım. Sonra konuştu içimdeki ses, "Ölüm olmasa o çok sevdiğin kebabı da yiyemezdin, ataların da yiyemezdi; gelişemezdiniz. Sonra otlar da yenemezdi,...
Yine Mi Zombiler?! ♥ RESIDENT EVIL 2 REMAKE İnceleme
Thumbnail bait için üzgünüm, oyunu Leon olarak bitirmedim. xd
RE 3 Remake'i bitirmemin üzerinden bir yıl geçmeden "oynamam" diye düşündüğüm ikinci oyunu da tamamlamış bulunuyorum. "Ne zaman bitecek?" diye düşünmeme rağmen bittikten sonra Resident Evil boşluğuna düştüm, evet. Zombi ve zombi kıyameti temalı her türlü medyayı inanılmaz sıkıcı bulmama rağmen her gece oynamamdan mıdır, yoksa puzzle'ları çöze çöze zevke gelmemden midir bilinmez bu oyunu sevdim.
Oyunu Claire ve Leon olarak iki kere bitirebilirsiniz, fakat birinde oynadığınızın diğerinde de pek bir farkı yok. Aynı şeyi iki kere bana Leon bile oynatamaz, o yüzden tekrar oynamadım. Claire için güzel bir bodysuit bulup mod olarak kurdum fakat daha sonra öğrendim ki modun çalışması için Claire'in yarış pilotu kıyafeti dlc'sini almamız gerekiyormuş. Oh well. ╮ (. ❛ ᴗ ❛.) ╭
Resident Evil 2 Remake'in hikayesini bilmeyen yoktur ama adettendir, biz yine de anlatalım. Çaylak polis memuru Leon S. Kennedy ve üniversite öğrencisi Claire Redfield, zombi salgını sırasında Raccoon City'den kaçmaya çalışan iki genç insandır. Leon, gizemli bir FBI ajanıyla tanışırken Claire'in küçük bir kız çocuğuyla yolları kesişir. Şehirden sağ çıkabilecekler midir?
Benim modun yarım yamalak sahneye girişi
Oynanış olarak klasik RE; kısıtlı mermi, sınırlı envanter ve sağdan soldan sizden bir parça koparmaya çalışan zombiler... Peki hepsi bu kadar mı? Hayır. Sinsice ilerleyen, duvarların içinden geçen ve hiç istifini bozmadan sürekli peşinizde dolanan *minik* bir sorunumuz var: Mr. X
-Abicim, gider misin?!1!!1 +50 krş?? -Yok, yok!
Nemesis mi daha korkunç Mr. X mi karar veremedim. Nemesis'le yine yüzleşebiliyoruz da, Mr. X hiç anlaşma yapılacak birine benzemiyor. Zaten nereye gideceğimi çözmeye çalışıyorum, önümü zor görüyorum bir de bunun ayak seslerini dinleyip nerde olduğunu hesap ediyorum. Hele bir de gireceğiniz odadan çıkması yok mu? Ömür törpüsü. Ama yine de onun tarafından kovalanmak çok eğlenceliydi bence oyunun tadı tuzu olmuş.
Atalarınızdan kalma kaç ya da savaş mekanizmanınızın tetiklenmesini istiyorsanız dinleyin. Ne de olsa beyin oyun ve gerçek arasındaki farkı bilmiyor.
Bulmacalara gelirsek, tek bir yer haricinde geneli kolay ve çözmesi zevkliydi. Onun dışında dilerseniz fazladan envanter, silah ve silah parçaları için isteğe bağlı kasa ve taşınabilir kasa açabiliyorsunuz. Şahsen ben taşınabilir kasalardan hiçbirini açmadım, biraz kurcaladım sonra aman deyip bıraktım. Oyunu bitirdikten sonra baktığımda çözüm yöntemi saçma geldiği için iyi ki vakit kaybetmemişim diyorum.
Taşınabilir kasa.
Vakit kaybetmek demişken, başta bahsettiğim tek bir bulmacayı hatırladınız mı? Biraz ondan bahsedeyim. Oyunun belli bir yerinde, belli bir yerden başka belli bir yere gitmek için belli parçaları bulmanız gerekiyor. (4x belli kombo) Bu parçaların bulunduğu mekana geldiğinizde oyuncuya zaman kaybettirmek ve belki de biraz delirtmek için labirentimsi bir yer yapmışlar. O günkü mental kapasitem mi yetmedi yoksa cidden gıcık bir bölüm müydü bilmiyorum ama temiz on-on beş dakika uğraştıktan sonra hem oyundan soğumamak hem de kıymetli vaktimi boşa harcamamak için Youtube tam çözümlerinden birini açtım. (alpha gigachad pro-gamer move)
Bahsettiğim bölümden bir adet ekran görüntüsü.
Gördüğüm yorumlar biraz da olsa kendimi haklı hissettirdi: Yalnız değildim, benim gibi bu salak yerden nasıl çıkılacağını çözememiş insanlar vardı. Hatta birisi üç saatini harcadığını yazmıştı. Abartı mıdır gerçek midir bilmem ama biraz daha erken davransaydın ya kardeşim, her gün uyanmaya alıştığımız için sürekli yaşayacakmışız gibi geliyor halbuki zamanı da tıpkı banka hesabında duran para gibi ömrümüzden harcıyoruz. O yüzden vaktimi sırf bir oyunda yardımsız geçeceğim diye harcayamam. Adım adım videoyu takip ettim ve geçtim, pişman değilim.
Bir de bu oda o kadar karanlık ki, sanki gözüme perde inmiş gibi hissettirdi. Yukarda gördüğünüz ekran görüntüsünü çekmeden önce belki sağımı solumu görürüm de monoküler teleskoptan bakar gibi içim sıkılmaz deyip gama ve parlaklığı artırdım. Yine olmadı. İlk kez oynayıp burayı geçeceklere şimdiden başarılar diliyorum.
Çok detay vermeden boss dövüşü hakkında yorum yapmam gerekirse RE3 Remake'teki mantıkla yaklaşmaya çalıştım ve yanıldım. Boss'un Nemesis'te olduğu gibi çevredeki etkileşime girilebilirlerle hasar alacağını falan düşünmüştüm, boşu boşuna cephane, iyileştirici ot ve sprey harcadım. İyi ki yakınlarda save'im vardı da kurtardım sonradan. Tavsiyem boss dövüşünde fazla derin düşünmeyin saldırın sadece.
Claire hakkında da bir şeyler söyleyeyim, sonra yazının sonuna gelelim. Karakter olarak pek ilgi çekici biri değil bana göre. Düz üniversiteli kız. Ağabeyi Chris sayesinde silah kullanmayı biliyor Allah'tan, yoksa naneyi yemiştik. Ha, bir de motor kullanıyor ve bu konularla ilgili ama ben arabacıyım be bacım... Bunun dışında sağlığı tamken Claire'in çıkardığı sesler yüzünden resmen benim nefesim daraldı. Zaten bebek adımlarıyla koşuyor, bir de "hıığğhh" diye nefes alıp inliyor. Ne hikmetse yaralandığında o boğulur gibi sesi çıkarmıyor bu yüzden oyunda tam sağlıkla geçirdiğim yerler sayılıdır. Resmen o sesi duymayayım diye bilerek yaralandım, mizofonisi olanlar beni anladı. Yine de gıcık bir karakter kesinlikle değildi, kendisine geçirdiğimiz korkunç saatler için teşekkür ediyorum.
Bayağı kısa bir yazı oldu farkındayım, fakat dünyaca popüler bir oyun serisi olmasından dolayı pek de bir şey anlatmaya gerek yok. Alakası olmayan insan bile (bkz. ben) çoğu şeyi biliyor. Bu sebeple kütüphanenizde halihazırda bulunuyorsa hemen başlayın, yoksa indirimde alın 6 dolara kadar düşüyor. Resident Evil hayranı olmayan ben bile severek oynadıysam siz de seversiniz. Arada acaba Leon'la da mı oynasaydım diyorum ama, neyse. Aynı şeyi oynamaktansa Resident Evil Remake 4'e başlamak daha mantıklı. Şimdiden Ashley'nin mıymıylığı hakkında söylendiğimi hissedebiliyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder